Kılıçdaroğlu, CHP’nin TBMM grup toplantısında konuşuyor

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşuyor.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle:

“Lozan’ın yüzüncü senesinde devletin tüm gazilerine başta Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü olmak suretiyle şükranlarımızı sunuyoruz.

Devleti yönetenler kapı kapı gezip para dileniyor. 100 sene ilkin hangi noktadaydık, şimdi hangi noktadayız…100 sene ilkin hangi mücadeleyi verdik şu an hangi durumdayız. İnönü gittiğinde devletin kasası altınla doluydu bir de şimdi bakın. Bunu yurttaşlarımızın unutmaması temennimizdir.

Basında sansürün kaldırılışının sene dönümü hapishanede gazetecilerimiz var. Merdan Yanardağ tutuklu. Üstelik tutuklu, hükümlü değil. Medya üstündeki baskıları görüyoruz. Basın özgürlüğünde son sıralardayız.

Akbelen’de hanımlar direniyor 2 senedir savaşım ediyorlar. Dün müdahale ettiler engellediler. Neden müdahale ediyorsunuz onların mücadelesi topluma misal olsun.

Bütçe açığı… Haziran’da 219 milyar lira bütçe aleni verdi. Para yok, harcanıyor. Hazine’nin ödeyeceği kısa vadeli borç, 1 yıldan kısa süre kalan dış borç 207 milyar dolar, tam bir rekor.

Neden düne kadar onursuz dediklerinin el eteğini öpüyorlar. Borç olur fakat MB’de de 300 milyar dolar paranız olur, MB’de -48 milyar dolar var… KKM sahiplerine para ödendi. Türk Lirası’na emniyet düştü. Öyle bir noktaya geldik ki.

Diyor ki Türkiye… Sana borcumun ana parasını ödeyemiyorum, ana parayı ödemek için bana borç ver diyor. Faizini de ödeyemiyorum, faizini de ödemem için bana borç para ver diyor. Bütçede açığım var, bu açığı kapatmam için de bana borç para ver diyor.

Vatandaş icra dairelerinde.. Yüzde 60 artmış durumda ve yurttaş adres değiştiriyor icralık olunca.

Devlet ne yapıyor yeni vergiler getiriyor. Vergi ve zam onun haricinde bir şey yapılmadı.

Mayıstan hazirana 900 milyar lira arttı. Artık devletin yönetilmediğini Mısır’daki sağır sultanlar biliyor. Bize borç vermek isteyen de biliyor. O yüzden diyorlar ki bana limanları ver ben çalıştırayım. Bu devletin yönetilmediğinin aleni net gösterir.

Yapılan ekonomik soykırımdır. 85 milyon zamlar ve vergilerle perişan ediliyor.

Bu hükümet kime hizmet ediyor peki? Dolarla ihale alanlar hizmet ediyor. Dolarla fiyat garantisi alanlara hizmet ediyor. Dolarla devlete borç verenler.

Başkasının kefaletini hazinenin sırtına yüklüyorsunuz.

İki değişik Türkiye var… Saray’ın Türkiye’si vatandaşın Türkiye’si.

Saray’ın Türkiye’sinde kimler var? Erdoğan ailesi, beşli çeteler, rüşvet alan büyükelçiler ve siyasetçiler, birkaç maaş aynı anda alanlar… Saray’ın Türkiye’sinde kira yok satmaca yok ve birçok israfın kaynağı.

Ev sahibi ile kiracı içinde anlaşmazlıklar oldu cinayetler işlendi. Saray’ın Türkiye’si bundan haberdar oldu mu? Vatandaşın Türkiye’sinde esnaf var, taksici var… Mutfaklarda yangını onlar görüyor. Vatandaşın Türkiye’si Saray’ın Türkiye’sine çalışıyor.

Köprüden niçin dolarla geçiriyorsun? Türk Lirası dolar karşısında ezilmeyecek. Bütün bunların temelinde adaletsizlik yatıyor.

Barış Terkoğlu 10 Temmuz’da bir makale yazdı. Yargıdaki bozulmayı söyledi ve o makale karşısında bekledik ki Adalet Bakanlığı’ndan bir izahat gelir, ‘böyle bir şey yoktur.’ diye. Bu makale oldukça mühim fakat şu an adeta sahipsiz. Bu yazıdaki soruları bir makale haline getirdim.

Önceki Adalet Bakanı Bozdağ döneminde HSK 1. Daire Başkanı Halil Koç ve bakan yardımcısı Hasan Yılmaz, seçimlerden ilkin nisan ayında İstanbul 10. Ticaret Mahkemesi Başkanı Ramazan Acar’ı kendileriyle görüşmek suretiyle çağırdılar mı?

Ankara’da meydana getirilen toplantıda Halil Koç ve Hasan Yılmaz, Mahkeme Başkanı Ramazan Acar’ı tehdit etti mi, etmedi mi?

Davanın mutlak şirket lehine sonuç vermesi lazım. O yüzden 3 Mayıs’ta kesinlikle karar vermenizi istiyoruz. Davanın karar aşamasına gelip gelmemesi asla mühim değil’ diyorlar. Bu iyi mi bir hukuk anlayışı?

3 Mayıs’ta tüm baskılara karşın karar verilmeyen hakim adaletli bir insan hukukun üstünlüğüne ehemmiyet veren bir insan. Mahkeme başkanı diğer yere alelacele sürüldü mü sürülmedi mi? Atanan hakimler istendiği kararın verilmesine niçin oldu mu olmadı mı?

Çürüme nerde aleni ve net söylüyorum çürüme Saray’da. Neron Roma’yı yaktı Erdoğan da Türkiye’yi yakıyor.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir