Aşure orucu tek gün mü çift gün mü? Aşure günü orucu 1 gün mü 2 gün mü 3 gün mü tutulur? Haram ayı orucu kaç gün?
28 Temmuz Cuma günü kutsal Aşure günüdür. Aşure gününde alimler bolca bol dua etmeyi, zikir çekmeyi ve Kur’an-ı Kerim okunmasını öneri etmişlerdir. Aşure gününe hususi oruç da bulunmaktadır. Peki, Aşure orucu tek gün mü çift gün mü? Aşure günü orucu 1 gün mü 2 gün mü 3 gün mü tutulur? Haram ayı orucu kaç gün? İşte bilgiler…
Aşure günü Muharrem ayının 10. günüdür. Haliyle 2023 yılındaki Aşure günü 28 Temmuz Cuma 2023 günüdür. Yani bu sene içindeki Aşure günü 28 Temmuz Cuma gününe muadil gelmektedir.
2023 Aşure günü : 28 Temmuz Cuma 2023
2023 Muharrem’in 10. günü : 28 Temmuz Cuma 2023
Aşure günü 28 Temmuz 2023 Cuma günüdür. Haliyle Aşure gününü oruçlu geçirmek isteyenler 28 Temmuz Cuma gününü oruçlu geçirebilirler. Ek olarak Hadis-i Şerif’te Aşure günü orucunu tek gün değil 2 gün tutulması öneri edilmiştir. Buna ayrıca Muharrem ayı haram aylardan olduğundan Perşembe-Cuma-Cumartesi 3 gün art arda haram ayı orucu var. Yani hem Aşure gününü hem de haram ay oruçlarını toplu tutmak isteyenler 27 Temmuz Perşembe, 28 Temmuz Cuma, 29 Temmuz Cumartesi günlerini oruçlu geçirebilirler. Allah (c.c.) kabul eylesin.
Aşure orucu tek değil çift gün tutulur. Aşure orucu tutabileceğiniz 2 günler şöyle:
- Dilerseniz 27-28 Temmuz 2 gün oruç tutun.
- Dilerseniz 28-29 Temmuz 2 gün oruç tutun.
- İsterseniz 27-28-29 Temmuz 3 gün de oruç tutabilirsiniz.
Veya 3 gün art arda tutabilirsiniz (haram ayı orucu):
- 27 Temmuz 2023 Perşembe
- 28 Temmuz 2023 Cuma
- 29 Temmuz 2023 Cumartesi
3 gün peş peşe tutulabilir.
Aşure günü orucu tek gün değil çift gün tutulmaktadır.
Peygamberimiz (S.a.v.) Medine’ye hicret ettikten sonrasında orada yaşayan Yahudilerin de oruçlu olduklarını öğrendi.
Peygamberimiz (S.a.v.) “Niye oruç tutuyorsunuz?” diye sordu. Onlar da, “Allah’ın İsrail oğullarını düşmanından kurtardığı bir gündür, Musa bu günde oruç tuttuğu için” dediler. (Buhari, Müslim)
Peygamber Efendimiz bunun üstüne ” Ben sizden Musa’ya (AS) daha yakınım. Siz tutuyorsanız ben de tutarım” diye mukamele veriyor.
Resûlullâh Efendimiz şu şekilde buyurmuşlardır:
“Ramazan orucu haricinde en faziletli oruç, Allâh’ın ayı Muharrem’de tutulan oruçtur. Farzlar haricinde en faziletli namaz da gece namazıdır (teheccüd).” (Müslim, Sıyâm 202, 203; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl, 6)
– Resûlullâh aşûre günü oruç tutup; o gün oruç tutulmasını emredince, ashâb-ı kirâm:
“-Ey Allâh’ın Resûlü! Bu, yahudi ve hristiyanların hürmet gösterdiği bir gündür.” dediler. Efendimiz şu şekilde buyurdu:
“-Gelecek sene inşaallah dokuzuncu günü oruç tutarım.” (Müslim, Siyâm, 133; Ebû Dâvud, no. 2445; Taberânî, no. 10785; Beyhakî, IV, 287)
– Bir öteki rivayette de Peygamber Efendimiz şu şekilde buyurmuşlardır:
“Aşûre orucunu tutun; fakat bigün önce ya da bigün sonrasında tutmak sûretiyle yahudilere muhalefet edin!” (Ahmed, I, 241; Bezzâr, no. 1052; Heysemî, III, 188)
Bu sebeple Hanefî mezhebine göre Muharrem’in yalnızca onuncu günü oruç tutulması, yahudileri taklit etme anlamına gelebileceği için mekruhtur.
“Muharrem” hürmet edilen anlamındadır. Bu ay, Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafınca Allah’ın ayı diye nitelendirilmiştir (Müslim, Sıyâm, 202; Ebû Dâvûd, Savm 55; Tirmizî, Savm, 40). Bu niteleme Muharrem ayının faziletine, ilahî feyz ve bereketinin bolluğuna işarettir.
Resûlullah (s.a.s.) bir hadisinde şu şekilde buyurmuştur: “Ramazan’dan sonrasında en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonrasında en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyâm, 202-203; Ebû Dâvûd, Savm, 55; Tirmizî, Savm, 40)
Muharrem’in onuncu günü âşûrâ günüdür. Bu gün oruç tutmak da birtakım âlimlere göre sünnettir (Serahsî, el-Mebsût, III, 92). Zira Resûlullah (s.a.s.), âşûrâ gününde oruç tutmuş ve bunu müslümanlara öneri etmiştir (Buhârî, Savm, 69). Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine’ye gelince, yahudilerin âşûrâ gününde oruç tuttuklarını görmüş ve “Bu gün neden oruç tutuyorsunuz?” diye sormuştu. “Bu, hayırlı bir gündür. Allah, o günde Benî İsrâil’i düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Hz. Mûsâ o gün oruç tuttu.” dediklerinde Resûlullah da (s.a.s.) “Ben Mûsâ’ya sizden daha layığım (yakınım).” buyurup o gün oruç tuttu ve müslümanlara da tutmalarını önerdi (Buhârî, Savm, 69; Müslim, Sıyâm, 127-128). Hz. Peygamberin (s.a.s.) bu günde oruç tutulmasını teşvik eden öteki hadisleri de vardır. Bir hadiste, “Âşûrâ günü orucunun önceki senenin günahlarına keffâret olacağını zannederim.” (Tirmizî, Savm, 48) buyurmuştur. Başka bir hadiste de âşûrâ orucuna işaret ederek “Ramazan orucundan sonrasında en fazîletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.” (Tirmizî, Savm, 40) buyurmuştur.
Hz. Peygamberin (s.a.s.) yahudilere karşıcılık için ertesi sene âşûrâ orucunu Muharrem’in dokuzuncu günü de tutacağını söylemesi (Ebû Dâvûd, Savm, 66); bu orucun Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu ya da onuncu ve on birinci günlerinde tutulmasının daha doğru olacağına işaret etmektedir (Bkz. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, IV, 52; Abdürrezzâk, el-Musannef, IV, 287).
Şu da bilinmelidir ki, Ramazan orucu farz kılınınca Hz. Peygamber (s.a.s.), isteyenlerin âşûrâ orucu tutup isteyenlerin tutmayabileceğini belirtmiştir (Buhârî, Savm, 69; Müslim, Sıyâm, 113-126).

Bir yanıt yazın