4 Ağustos Cuma Hutbesi yayınlandı! 4 Ağustos Cuma Hutbesi tam metni! Diyanet 4 Ağustos Cuma Hutbesi!

Müminleri bir araya getiren ve birlik beraberliğin feyzini almayı elde eden Cuma Namazı, Cuma Hutbesi ile anlamlı hale geliyor. Diyanet İşleri Başkanlığının yayınladığı 4 Ağustos Cuma Hutbesi ile mühim mevzularda bilgilendirmeler yapılırken inanlar bu hususları öğreniyor; unutulanlar hatırlanıyor. 4 Ağustos Cuma Hutbesi yayınlandı! 4 Ağustos Cuma Hutbesi tam metni!

3 Ağustos CUMA HUTBESİ YAYINLANDI MI?

CUMA: HAFTALIK BAYRAM GÜNÜMÜZ

Her hafta Cuma günü tevhidin nişanesi minarelerden yankılanan ezan-ı Muhammedi ile camilere koşan aziz kardeşlerim! Cumamız kutsal olsun. Allah’ın selamı, rahmeti ve mağfireti hepimizin üstüne olsun.

Muhterem Müslümanlar!

Bugün, günlerden Cuma. Bugün, Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, güneşin doğduğu en hayırlı gün.Bugün, biz müminlerin haftalık bayramı. Bugün, Rabbimize olan kulluk sözünü tazelediğimiz kutsal bir gün. Bugün, kardeşliğimizi pekiştirdiğimiz, birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırdığımız verimli bir gün.

Aziz Müminler!

Hutbeme başlarken okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şu şekilde buyuruyor: “Ey inanç edenler! Cuma günü namaza çağrıldığınızda Allah’ı zikretmeye koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”Ayet-i kerimeden de anlayabileceğiniz gibi kendilerine Cuma namazı farz olan kimselerin, ezan okunduktan sonrasında yaptıkları alışveriş ve elde ettikleri hasılat helal değildir. Evet, bugün en mühim vazifemiz, tüm işlerimizi bir tarafa bırakarak Cuma namazı için camilerde buluşmaktır. Maddi ve manevi kirlerden arınmak için, neşe ve neşe içinde Rabbimizin emrine uymaktır. Yanımızdaki kardeşimize hastalık vermeden, tertemiz bir halde omuz omuza saf tutmaktır.

Kıymetli Müslümanlar!

Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadislerinde bize şu müjdeyi vermektedir: “Cuma namazı vaktinde öyle bir an vardır ki insan o anda Allah’tan bir şey dilerse Allah dilediğini ona kesinlikle verir.”Bir diğer hadisinde ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bizleri şu şekilde uyarmaktadır: “Her kim önemsemediğinden kaynaklı Cuma namazını üç defa terk ederse kalbi mühürlenir.”Bu hadislerdeki müjde, ne hoş bir müjde; uyarı ise, ne büyük bir uyarıdır. Bu müjdeyi ve uyarıyı işiten bir mümin, Cuma namazını kasten terk edebilir mi hiç?

Değerli Müminler!

Hutbe olmadan Cuma namazı olmaz. Hutbe, tıpkı namaz gibi Allah’ı zikretmektir. Hutbenin bir adabı vardır. Bu da minberdeki hatibi can kulağıyla dinlemektir. Hutbe sırasında katiyen konuşmamaktır. Telefonla ya da diğer şeylerle meşgul olmamaktır. Allah Resûlü (s.a.s) hutbe adabı konusunda bizi şu şekilde uyarmaktadır: “Cuma günü imam hutbe okurken konuşan arkadaşına ‘sus!’ bile desen, hatalı bir iş yapmış olursun.”

Aziz Kardeşlerim!

Cuma gününün bereketinden, sevincinden, maddi ve manevi kazanımlarından kendimizi yoksun bırakmayalım. Günde beş defa eda ettiğimiz namazlarımızı Cuma namazıyla taçlandıralım. “Sen gene de nasihat ver. Çünkü nasihat müminlere yarar verir.”ilahi hitabına kulak vererek Cuma namazını birbirimize hatırlatalım. Gençlerimizi, çocuklarımızı sevgiyle, muhabbetle, hoş bir dille camiye teşvik edelim. Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla Allah’ın evlerine koşalım. Çalışanlarımızın ve talebe kardeşlerimizin en mühim farz ibadetlerinden birisi olan Cuma namazını eda edebilmelerine destek olalım. İş yerlerimizdeki mesai saatlerini, okullarımızdaki ders programlarını Cuma namazının vaktine göre düzenleyelim. Unutmayalım ki yakarma özgürlüğü ve insan haklarına riayet bunu gerektirir. Bu hususta titiz davranmayanlar büyük bir vebal dibine girmektedir.

Osman Demir

Gündem Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir