7 yıl önce Ankara’da ilk kurşunu Gazi Hacı Osman Deli yedi
Gazi Hacı Osman Deli, yedinci senesinde 15 Temmuz 2016 akşamında FETÖ tarafınca planlanan hain darbe girişimindeki o anları anlattı! Deli, Genelkurmay Başkanlığı’nda kurşun yiyen ilk vatandaşlardan biriydi.
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafınca hazırlanan hain darbe girişiminde sokaklara inen binlerce vatandaştan yalnızca biri olan Gazi Hacı Osman Deli Genelkurmay Başkanlığı’nda yaralanan ilk şahıs oldu.
15 Temmuz 2016 akşamında FETÖ tarafınca planlanan hain darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı sokağa çağrı etmesi üstüne sokağa çıkan on binlerce vatandaştan yalnızca biri olan ve yediği kurşun sonra gazi olan 53 yaşlarında oto yıkamacıda çalışan Hacı Osman Deli, o gece yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. Gazi Osman Deli, “Bu vatanın basit kazanılmadığını bildiğimiz için bu vatanı onlara uçurum etmeyiz. Ben oradan döneceğimi asla düşünmedim. Oraya şehit olmaya gittim. Allah’ın vereceği yaşam varmış” dedi.
“ORADA İLK VURULAN KİŞİ BEN OLDUM”
Hain darbe girişiminde canı pahasına sokağa çıkan polislerin yönlendirmesi üstüne Genelkurmay Başkanlığı’na gittiğini, askerleri vazgeçirmek için oldukça çabaladığı fakat orada kurşunu yiyen ilk şahıs bulunduğunu anlatım eden Gazi Osman Deli, “15 Temmuz akşam evdeydim. Evde otururken aniden ortamın komplike bulunduğunu öğrendik. Bir darbe bulunduğunu öğrendik. Darbe yapılacak bir ortamın olmadığını bildiğimiz için bunun dış güçlerin ve FETÖ’nün bir oyunu bulunduğunu derhal anladım. Cumhurbaşkanı da bizi sokaklara çağrı etti. Oğlum 20 yaşındaydı o vakit askere gidecekti. Onu da aldım ve arabama bindim. Dışarıdan asla tanımadığım 10 kişiyi daha aldım. Toplamda 12 şahıs sokağa çıktık. Biz külliye gidiyorduk ki polisler bizi yönlendirdi. ‘Külliye’ye gitmeyin. Genelkurmay Başkanlığı’na gidin. Genelkurmay Başkanımızı tutsak alıyorlar. İlk ilkin onu kurtaralım’ dediler. Biz Genelkurmay Başkanlığı’na gittik. Kapıları kırarak içeri girdik. En önde gidenlerden birisi bendim. Oğluma, burası oldukça tehlikeli, sana bir şey olmasın sen kapıda bekle dedim. İçeri girdikten sonra helikopterle içeriyi taramaya başladılar. Binlerce insan vardı orada bir şahıs bile kalmadı. O arada ben içeri girdim. Beni 2 adet komutan karşıladı. MP5 silahı bana doğrulttular. Bu vatan bizim siz ne hakla bu halka tabanca çıkartırsınız. Yapmayın, etmeyin diye ikna etmek için oldukça uğraştık fakat o arada mermiyi silaha yerleştirdi. Ben o anda silahın üstüne atladım. O arada silahın üstüne atlayınca, 3. kattan yukarıdan bana ateş ettiler. Orada ilk yaralanan şahıs ben oldum. Tepemden sıkılan mermi geldi ayağıma saplandı. Ben orada oldukça kan kaybettim. Ayağımı kemerle bağlayıp dışarı çıktım. Binanın içerisinde ki askerler bize, ’Buradan kaçın kaçmazsanız burada kimse canlı kalmayacak’ dediler” ifadelerini kullandı.
“BU VATANIN KOLAY KAZANILMADIĞINI BİLDİĞİMİZ İÇİN BU VATANI ONLARA YAR ETMEYİZ”
O gece yaşanılan her saniyenin oldukça zor bulunduğunu anlatım eden Gazi Osman Deli, Türkiye’nin asla kimseye uçurum olamayacağını vurgulayarak şu lafları kullandı:
“Biz kendimizi derhal dışarıya attık. Dışarıda binlerce insan vardı helikopterler taradıktan sonra bir şahıs bile kalmamış. Ben güvenilir olması için tankın oraya doğru giderken bir şarjör boşalttılar üstüme. Bütün mermiler kulağımın yanından gidiyor. Hep kafamı nişan aldılar fakat Allah’ın hikmeti biri bile bana değmedi. Arkamdan gelen bir arkadaş daha vardı. İlk mermi kafasından girdi öteki yandan çıktı. Hemen araca aldık arkadaşı müdahele ettik fakat kanaması oldukça şiddetliydi. Ambulans geldi fakat ambulansı da taramaya başladılar. Ambulans alamadı geri kaçtı. Sonra polis otomobiline bindik ve hastaneye yetiştik. Tedavilerimiz yapılmaya başlandı. Beni hastanede yatırmak istediler fakat ben yatmadım. Çünkü benden oldukça daha fena arkadaşlar vardı. Kiminin kolu, kiminin bacağı kopmuştu. 10 adet mermi yiyenler vardı. Ben sürekli kan kaybediyordum fakat ben gönlüme imzamı attım oradan ayrıldım. Bu vatanın basit kazanılmadığını bildiğimiz için bu vatanı onlara uçurum etmeyiz. Ben oradan döneceğimi asla düşünmedim. Oraya şehit olmaya gittim. Allah’ın vereceği yaşam varmış”
Bir yanıt yazın