Vukuat var! Demirel’den Kılıçdaroğlu’na ağız / burun kıran yumruklar

“Türkiye’de Siyaset”, kitabımın adıdır fakat açılımı yapıldığında içerisinde barındırmadığı şey yoktur. Aşk skandallarından rüşvete, kaset kumpaslarından ağız / burun yumruklaşmaya ve siyasal ayak oyunlarına kadar tekmili birden her şey vardır burada…

Büyük şair gibi;

Bana derler siyasette işin ne / Doğruları elemek bürokrasi midir / Belalar yağıyor peşi peşine / Yalan söylememek bürokrasi midir

Diye sorup;

Mahzuni Şerif’in derdi derinden / Vuruldum gönlümün orta yerinden / Polis korkusundan savcı şerrinden / Şalvara işemek bürokrasi midir?

Dörtlüğüyle kendinizi sorgularsanız, problemin yanıtını da siz vermelisiniz!

***

“Mustafa Sarıgül’e yumruklu saldırı” haberini okuyunca büyük ozanın bu türküsü geldi hatırıma. Olayla alakalı olarak Sarıgül’den ve hücum etmiş olduğu iddia edilen Turan Tüysüz’den açıklamalar geldi. Konu yargıya intikal ederse top o sahada tepiklenir! Ancak bu olay, dünde kalmış çoğu hadiseyi bir film şeridi gibi gözlerimin önüne serdi…

***

Turan Tüysüz, hemen hemen mebus değildi. Kendisiyle aşağı yukarı 25 sene kadar ilkin bir sohbetim olmuştu. Yazdım ve zamanın mühim haftalık dergilerinden Yeni Düşünce’de yayımlandı. Tüysüz, söyleşi öncesi belindeki tabancayı “Otururken rahatsız ediyor” diyerek çıkarıp sehpanın üstüne bırakmıştı! Siyasete atılacağı Şanlıurfa ve bölge şehirlerinde, seçim dönemlerinde hatta muhtarlık yarışında bile akraba olan rakip adayların taraftarları arasında çıkan kavgalarda, çatışmalarda çoğu insanoğlunun yaşamını kaybettiğini, bu kanlı bürokrasi ortamıyla alakalı olarak görüşlerini sorduğumda, “Bizim oralarda arkanızda sizin için ölecek insanoğlu yoksa bürokrasi yapamazsınız.” demişti!

Turan Tüysüz, sonrasında ANAP ve CHP’den mebus oldu. Daha sonrasında HDP’den Siverek Belediye Başkan adayıydı…

TBMM’de Mustafa Sarıgül’e yumruk attığı iddiası üstüne yalnızca onunla yaptığım röportaj değil, öteki ‘siyasi yumruk’ vakalarını da hatırladım…

Kimine şahitlik ettiğim, kimini yazılardan, kitaplardan ya da dost sohbetlerinden öğrendiğim birkaç yumruk hadisesini hatırlatmak istiyorum.

SÜLEYMAN DEMİREL…

Türk siyasetinin ‘Çoban Sülü’ namlı marka isimlerinden merhum Süleyman Demirel, Başbakanken, 13 Mayıs 1975’te, üzerinde düzmece yüzbaşı üniforması bulunan Vural Önsel isimli bir kişi, Başbakanlık binası önündeki merdivenlerde Demirel’e hücum etmiş ve yumruk atmıştı. Saldırganın annesi, oğlunun ruh sağlığının yerinde olmadığını söyleyince 1,5 sene hapse mahkum edilmişti.

MESUT YILMAZ’DAN BEKİR BOZDAĞ’A

Merhum Mesut Yılmaz, ANAP Genel Başkanı’ydı. 23 Kasım 1996’da Budapeşte’de yumruklu saldırıya uğramış, burnu kırılmıştı. Birçok iddia ortaya atılsa da olay aydınlatılamadı. Dönemin bağımsız mebus olan ve son seçimlerde Mardin’de Belediye Başkanı seçilen Ahmet Türk de 12 Nisan 2010’da Samsun’da yumruklu saldırıya uğramıştı. Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da 19 Nisan 2010’da, Kayseri’deki bir şehit cenazesinde yumruklu saldırıya maruz kalmıştı. Bekir Bozdağ ise Adalet Bakanı olduğu dönemde Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen “50. Ulusal 24. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Anma Kültür ve Sanat Etkinlikleri”ne katılmış; konuşmasının sonrasında kürsüden indiğinde yumruklu saldırıya uğramıştı. Dönemin CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik, “Şizoid sanrıya tutulmuş klinik bir olay var karşımızda” sözlerinin sonrasında ortalık karışmış, AK Parti’li ve CHP’li vekiller arasında çıkan arbede sırasında, AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan, CHP’li milletvekillerini yumruklamıştı…

KEMAL KILIÇDAROĞLU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da bürokrasi yumruğu yiyenlerden oldu; hem de iki kez…

Kılıçdaroğlu, 2014 yılının 8 Nisan günü toplanan partisinin öbek toplantısına giderken TBMM kulisinde yumruklu saldırıya uğramıştı. 21 Nisan 2019 tarihinde ise Ankara’nın Çubuk ilçesinde, şehit sözleşmeli Er Yener Kırıkçı’nın cenaze törenine katılmış, burada da yumruklu saldırıya uğramıştı…

SON SÖZ: Siyasette yumruklar değil fikirler, projeler konuşmalı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir