Atatürk’ün benzersiz mucizesi: Atatürk Orman Çiftliği
ÖZEL HABER: ORHAN KEMAL ERKILIÇ
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Cumhuriyet mucizesi’nin içini dolduran değerlerinden bir tanesi de kendi parasıyla satın almış olduğu toprak üstüne kurdurduğu Devlet Üretme Çiftlikleri’dir.
Bu çiftlikler, 1 Haziran 1937 tarihinde Atatürk tarafınca Hazine’ye bağışlandı. Çiftliklerin başına süreç içerisinde işler geldi fakat ne olursa olsun bir reel var ki o da şu: Atatürk’ün kurdurduğu bütün çiftlikler tarımsal üretimde halka misal olmuştur…
Atatürk’ün farklı bölgelerde kuruluşunu sağlamış olduğu çiftlikler toplam 154 bin 729 dekar alana sahipti. Bunlar içerisinde en büyüğü ve bilineni Ankara’daki Mustafa Kemal Atatürk Orman Çiftliği’dir.
Atatürk’ün yitik çiftlikleri nerede?
ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİNN KURULUŞU
“Milli ekonominin temeli tarımdır. Bunun içindir ki tarımda kalkınmaya büyük ehemmiyet vermeliyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve kolay çalışmalar bu amaca ulaşmayı kolaylaştıracaktır. Fakat bu hayati işi isabetle amaca ulaştırabilmek için ilk ilkin ciddi etütlere dayalı bir ziraat siyaseti uygulamak ve onun içerisinde her köylünün ve bütün vatandaşların basitçe kavrayabileceği ve sevmiş olarak uygulayabileceği bir ziraat rejimin oluşturmak lazımdır” diyen Atatürk, “Yeşili görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur” diyecek kadar samimi bir çevreci olarak, AOÇ’nin bugün üstünde kurulu olduğu kurak / çorak araziyi göstererek, “Burasını öyle ağaçlandırınız ki kör bir insan dahi yeşillikler arasında bulunduğunu ayrım etsin” emirini vermişti.
Büyük Atatürk, ağaç bile yetişmeyen bu şekilde bir yerde oluşturulacak mucizeyi her insana göstermek istiyordu.
Atatürk Orman Çiftliği, bir üretim öncüsü olmasının yanısıra başkentte yaşayanların gezip eğlenebileceği, dinlenip soluk alacağı; yaz / kış yeşil kalabilecek bir özelliğe haiz olacaktı. Bu hedefe ulaşıldı…
Atatürk, ülkenin tanınan tarımcılarını 1925’te köşke çağırtarak, Ankara civarında modern bir çiftlik kurma istediğini söyler ve bu amaca makul bir arazi bulunmasını ister. Uzmanların buldukları bölgeleri beğenmeyerek şimdiki ‘Orman Çiftliği’nin yeri olan çorak bir yeri tercih ederek, kendiliğinden ‘burası olacak’ der fakat bir de yabancı uzmanların görüşünün alınmasını ister.
Davet edilen yabancı uzmanların verdikleri rapor eder da ‘Bu topraklar üstünde rastgele bir ziraat faaliyetinin yapılamayacağı’ yönündedir. Aynı zamanda ‘sıkı bir savaşım ile ıslah edilebileceğini’ söyleyenlerde vardı.

KURULUŞ AŞAMASINA GELİNDİ
AOÇ’nin kuruluşu için öncelikle çitlik yönetim merkezi ve parklar ile sebze bahçelerinin de üstünde bulunmuş olduğu 20 bin dönüm arazi, Merhum Abidin Paşa’nın eşi Faika Hanım’dan satın alınır. Atatürk’ün bu araziye ödediği yüksek fiyat, çevredeki arazi sahiplerinin de arazilerini satmasına vesile oldu.
Böylece Etimesgut, Balgat, Çakırlar, Güvercinlik, Macun, Tahar ve Yağmur Baba çiftlikleri de satın alındı. Bu şekilde büyük ve modern bir ziraat işletmesi için kafi genişliğe ulaşan bir arazi üstünde istenen çiftlik kuruldu.
Bu çiftlik Türk tarımı için lider uygulamaların adresi olurken o devre halkın tek mesire yeri olan Kayaş Vadisi’ni aratmayacak güzelliklere de haiz olmuştur.

ÇİFTLİĞİ MİLLETE HEDİYE ETTİ
Atatürk, “Ağaç bile yetişmiyor, burada insan iyi mi yaşar” denilen yerde kurulan bu dev eseri öteki çiftlikleri ile beraber milletine armağan etmiştir.
Çiftliklerinin ve mülklerinin devlete devir işlemleri konusu ile alakalı lüzumlu resmî belgelerin hazırlanması için Tapu İdaresi’ne yönerge veren Atatürk, hazırlanan belgeleri imzalamak suretiyle çiftlik içindeki Marmara Köşkü’ne gelmiş, devirle alakalı işlemlerden sonra Başbakanlığa yazdığı 11 Haziran 1937 tarihindeki bir tezkere ile “bütün tesis, hayvan varlığı ve demirbaşları ile beraber tasarrufu Orman Çiftliği ile beraber öteki çiftliklerini hazineye bağışladığını” bildirmiştir.
Bir yanıt yazın