Hukuki engel söz konusu değil
AK Parti Eskişehir Milletvekili ve eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’ndaki protestolara ilişkin, “Oraya protestoya gelenler üstünde ruhsatsız silah, düzmece kimlikle yakalandılar. Bunlara ‘marjinal’ demeyeceğiz ya da Sayın Bahçeli’nin tanımladığı gibi ‘kriminal tipler’ demeyeceğiz de ne diyeceğiz?” dedi.
Dönmez, TBMM Genel Kurulunda, CHP listelerinden seçilen milletvekillerinin verdiği “Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy Mevkiindeki Akbelen Ormanı’nda yaşanmış olan vakalar ile ilgili genel müzakere yapılması” önerisi üstünde partisi adına yapmış olduğu konuşmada, kesintisiz elektrik arzının sağlanabilmesi ve artan öğrenci mukamele verilebilmesi için mevcut santrallerin çalışır durumda olması, yeni arz kaynaklarının planlanması icap ettiğini söyledi.
Türkiye’nin enerji faturasının yükselen küresel fiyatlardan kaynaklı 2 kat arttığına dikkati çeken Dönmez, şunları söyledi:
“Enerji kaynaklı dış tecim açığını düşürmenin mühim yolu kaynakta yerliliktir. Bu kapsamda, enerji alanında yürütülen rekabetçi, şeffaf, AR-GE yoğun ve katma kıymeti yüksek yatırımlar vasıtası ile yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kurulu gücümüz içerisindeki oranı haziran sonu itibarıyla yüzde 66 seviyesine gelmiştir.”
“SANAYİDE SÜRDÜRÜLEBİRLİĞİN SAĞLANMASI İÇİN HAM MADDE GEREKLİ”
Dönmez, sanayide sürdürülebilirliğin sağlanmasının kesintisiz ham madde tedarikiyle gerçekleştiğinin altını çizerek, şu şekilde devam etti:
“Ama burada laf alan hatipler adeta ‘Çevreye zarar vermesin, ağaçlar kesilmesin, gerek görülürse madencilik faaliyetini durduralım.’ diyorlar. Dünyada üç asırdır endüstri devrimi var. Bu arkadaşlar dünyaya geç gelmiş, Orta Çağ’da gelmeniz lazımdı. Hatta bazıları ‘Hiç madencilik yapmayalım.’ diyor. Onlar oldukça daha geç gelmiş, Taş Devri’nde gelmesi gerekiyordu.”
Türkiye’nin 2022 yılına dair enerji ve metal ithalat ve ihracat verileri incelendiğinde, toplam 8 kalemde 105 milyar dolar dış tecim açığı verdiğinin görüldüğünü dile getiren Dönmez, “En oldukça dış tecim açığı verilen ürünlerden ilk başta 70,4 milyar dolarla enerji, ikinci sırada 12,5 milyar dolarla altın, üçüncü sırada 8,4 milyar dolarla kömür gelmektedir.” dedi.
Dünya elektrik üretiminde kömürün üçte bir oranı bulunduğunu belirten Dönmez, “‘Kömür santrallerini kapatın’ demek şurada yanan her 3 lambadan 1 tanesinin kapatılması anlamına gelir. Sanayideki her 3 tezgahtan bir tanesinin kapatılması anlamına gelir. Başka bir ifadeyle, günün 8 saatini karanlıkta yaşayacaksınız anlamına gelir.” diye konuştu.
“TÜRKİYE’NİN YÜZ ÖLÇÜMÜNÜN YAKLAŞIK YÜZDE 45’İ MADENCİLİĞE KISITLANDI”
Fatih Dönmez, yerli kömürden üretilen elektrik enerjisi miktarının tabii gaz ile üretilmesi halinde 10 milyar metreküp seviyesinde gaz kullanılması icap ettiğini söyledi.
Sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için etraf ve maden üretim dengesi korunarak, ne madenden ne de çevreden vazgeçmeden, çevreye saygılı madencilik yapılabildiğini söyleyen Dönmez, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bu hassasiyetler gözetilerek meydana getirilen çalışmalarla Türkiye’nin yüz ölçümünün aşağı yukarı yüzde 45’ini madenciliğe kısıtladığını anlatım etti.
“ZEYTİN AĞAÇLARI EKİLİYOR”
Fatih Dönmez, zeytin ağaçlarının kesildiği eleştirilerine de cevap vererek, “Tam tersine, biz rehabilite ettikten sonrasında zeytin ağacı dikiyoruz. Yıllardır bu bu şekilde devam ediyor. İnanmayanlar için de o bölgede yetişmiş zeytinlerden elde edilmiş zeytinyağını da sizlere getirdik. TKİ tarafınca personele ve civar halkına bedelsiz armağan ediliyor.” diye konuştu.
“HUKUKİ ENGEL SÖZ KONUSU DEĞİL”
İki sene ilkin mahkemenin yürütmeyi durdurma sonucu aldığını fakat kararın kaldırıldığını belirten Dönmez, “Temyiz mahkemesinde de onanmış oldu. Böylece hukuki rastgele bir mani mevzubahis değil.” dedi.
Bölgede ruhsat büyüklüğünün 23 bin 307 hektar, kesimi meydana getirilen zeminin ise yalnızca 78 hektar bulunduğunun önemini vurgulayan Dönmez, Akbelen’in endüstriyel plantasyon statüsünde olduğunu, bu bölgedeki ağaçların endüstriyel ihtiyacı karşılamaya yönelik yetiştirilen ve 10 sene 20 sene gibi sürelerde kesilebilecek ağaçlar bulunduğunu anlatım etti.
İlgili firmanın Ağaçlandırma İşbirliği Protokolü kapsamında ülke genelinde 3 milyon fidan dikimi yaptığını, 2025 yılı sonuna kadar bu rakamın 5 milyona çıkarılacağını dile getiren Dönmez, firma tarafınca 1992’den bugüne dek maden sahalarında 415 binin üstünde akasya, zeytin, kızılçam, fıstık çamı gibi ağaçlar dikildiğini kaydetti.
Fatih Dönmez, Akbelen’deki protestolara ilişkin, “Türkiye’de yeşili, yeşil hareketi tekeline almak isteyen marjinal bir öbek ve onlara şartsız, koşulsuz her ortamda yardımcı veren bir karşıcılık var. Dün Sayın Cumhurbaşkanı’mız söyledi marjinal gruplardan neyi kastettiğini, bir kez daha anlatayım; oraya protestoya gelenler, üstünde ruhsatsız silah, düzmece kimlikle yakalandılar. Bunlara ‘marjinal’ demeyeceğiz ya da sayın Bahçeli’nin tanımladığı gibi ‘kriminal tipler’ demeyeceğiz de ne diyeceğiz?” ifadesini kullandı.
Türkiye’de yeşilden, çevrecilikten bahsedilecekse AK Parti’nin 21 yılda yaptıklarının göz ardı edilemeyeceğini söyleyen Dönmez, şunları kaydetti:
“Yeşilden iyi mi anladığınızı Gezi Parkı eylemlerinde gördük. Açık aleni ‘Mesele ağaç değil sen hala anlamadın mı?’ diyerek vatandaşları isyana teşvik ettiniz. Kamu mallarının yağmalanmasına niçin oldunuz. Sokakları terörize ettiniz. Derdinizin yeşil olmadığını oldukça iyi biliyoruz. Eğer derdiniz yeşil olsaydı, şayet samimi olsaydınız CHP’li belediyelerin ağaç katliamlarına sessiz kalamazdınız. Siz yeşili pis siyasetinize alet ediyorsunuz. Sizin aslolan derdiniz şu; Yeşil üstünden yeni bir Gezi çıkartabilir miyiz?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çırağan Caddesi’ndeki asırlık çınarları keserken neredeydiniz? Kadir Topbaş zamanında şehrin ana arterlerine meydana getirilen dikey bahçeleri belediye başkanınız ‘sökün’ emri verirken niçin karşı çıkmadınız? Beylikdüzü Belediyesi, Türkiye’nin ilk balık müzesinin bulunmuş olduğu alandaki ağaçları sökerken niçin üç maymunu oynadınız? İzmir Karaburun’da belediye vatandaşların gözlerinin önünde ağaçları keserken niçin iş makinelerinin önüne göğsünüzü siper etmediniz? İzmir Narlıdere’de, Menemen’de, Bornova’da belediyeleriniz türlü bahanelerle ağaçları katlederken niçin bunlara ‘dur’ demediniz? Bodrum Belediyesi 13 yılda yeşil Bodrum’u beton Bodrum’a çevirirken neredeydiniz? Marmaris’te ziraat alanı açma bahanesiyle belediye 150 senelik 100 zeytin ağacını keserken ya da Fethiye’de Nostalji Yolu’nda ağaç kıyımı yapılırken niçin sesinizi çıkarmadınız?”
Yapılan oylamada genel müzakere önerisinin kabul edilmemesinin sonrasında CHP ve Saadet Partisi’nin, TBMM Genel Kurulunun çalışmalarına devam etmesine dair önergeleri de kabul edilmedi.
TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi 1 Ekim Pazar günü saat 14.00’te toplanmak suretiyle kapattı.
Bir yanıt yazın