Esrarengiz hikayesiyle Kızılcahamam Gelin Kayası
ÖZEL HABER: ANADOLUGAZETE.COM.TR
Uzaktan bakıldığında atın üstüne binmiş bir gelini çağrıştıran Gelin Kayası, Ankara‘ya bağlı Kızılcahamam ilçesinde Taşlıca Köyün’de bulunuyor. Esrarengiz bir hikayeye haiz olan bu kayalık, aslında taşların aşınması kararında ortaya çıkan tabii bir oluşum. Kayalığın benzediği manzara ve ona atfedilen hikaye, hem köyün hem de Gelin Kayası‘nın popülerliğini artırarak burayı bir cazibe merkezi haline getirmiştir.
GELİN KAYASI’NI POPÜLER KILAN İLGİNÇ HİKAYESİ
Gelin Kayası’nın coğrafi olarak oluşumuna baktığımızda enteresan bir erozyon şekliyle karşılaşıyoruz. Taş yapısının volkanik andezit olması nedeniyle erozyon kararı değişik cisimlere benzeyen şekiller meydana geliyor. Neticede ortaya çıkan bu görünümler bölgeyi yöre yerlerden değişik kılıyor.

Gelin Kayası, hem enteresan hem de zamanı bir hikayeye sahip. Anlatılanlara göre, oldukça eski zaman köyün içerisine doğru ilerleyen gelin alayı gaipten bir ses duyar. Ses, davul zurna çalarak ilerleyen alaya ‘Çalma!’ der. Ama bu sese kimse aldırmaz ve hepimiz yoluna devam eder. Ardından aynı ses ‘Çalma!’ diye üç defa daha tekrarlar. Davul sesi kesilmeyince orada bulunan hepimiz taşa dönüşür. Gelinin cebinde bulunan elmanın da yere düşerek burada büyüdüğüne inanılıyor.
HİKAYE BİZANSLILARA DAYANIYOR OLABİLİR
Bu itikat köy halkına öylesine sirayet etmiş ki, köyde hala düğünler yapılırken köyün içerisine girildiğinde davul zurna sesi kesiliyor, fakat köyden çıkıldığında yüksek sesli eğlenceye devam ediliyor. Bir öteki taraftan da bu hikayenin Bizans Dönemi’nden kaldığına dair söylentiler de mevcut. Rivayetlere göre eğlence yapıldığında aşırıya kaçmamak adına insanların korkutulmuş olduğu söyleniyor.
Efsanevi bir hikayesi olan ve bunun yanı sıra tabii bir oluşumu da içerisinde barındıran Gelin Kayası değişik yerler gezmeyi sevenler için enteresan bir tecrübe olacak. Ankara’nın güzelliklerini keşfetmeye ulaşım kolaylığı vasıtası ile Gelin Kayası’ndan başlayabilirsiniz.
Bir yanıt yazın